Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2014/4268 E. 2015/1972 K. 16.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4268
KARAR NO : 2015/1972
KARAR TARİHİ : 16.04.2015

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan işbedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüyle icra takibine vaki itirazın iptaline, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi bulunmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Kural olarak eser sözleşmelerinde yüklenici eseri imâl edip teslimle, iş sahibi ise bedeli ödemekle yükümlüdür. Eserin iş sahibine teslim edildiğini ispat külfeti davacı yüklenicide olup, davalı akdî ilişkiyi inkâr etmemekle birlikte kendisine 20.000 adet değil 10.000 adet takvim teslim edildiğini savunmuştur. Akdî ilişkinin varlığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık yapılıp teslim edilen takvim adedi konusunda toplanmaktadır. Davacı 28.11.2011 tarihli sipariş sözleşmesi başlıklı sözleşmede 20.000 adet sipariş verildiğini ileri sürerek sözleşme bedelinin tamamı olan 20.000,00 TL üzerinden takip başlatmıştır. Oysa davalı cevap dilekçesinde 10.000,00 TL karşılığı 10.000 adet takvim basıldığını savunmuştur. Bu durumda 20.000 adet takvimden 10.000 adedinin teslim edildiğini davalı inkâr etmediğine göre, kalan 10.000 adedinin de davalıya teslim edildiğini davacı kanıtlamalıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sevk irsaliyelerinin görülemediğinden takvimlerin teslim edilip edilmediğinin anlaşılamadığı belirtildiğine göre, davacıdan sevk irsaliyelerin asıllarının istenilerek, bunlar üzerinde inceleme yaptırıldıktan sonra davalının kabulünde olan miktar da gözönüne alınarak sonuca varılmalıdır. Eksik araştırma ve inceleme ile hükme varılması doğru olmamıştır. Diğer taraftan icra inkâr tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığının da az yukarıda açıklanan araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra değerlendirilmesi ve hüküm altına alınması gerekir.
Bu nedenlerle hükmün bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 17.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.