Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2014/6486 E. 2015/2118 K. 22.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6486
KARAR NO : 2015/2118
KARAR TARİHİ : 22.04.2015

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, davacılar ile davalı arasında imzalanan 05.02.2012 tarihli reklam yayın sözleşmesinin davalı iş sahibi tarafından feshedilene kadar gerçekleştirilen yayınların bedelinin tahsili istemi ile açılmış, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı iş sahibi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davada, talep edilen alacağa fesih tarihlerinden itibaren yasal faiz yürütülmesi talep edilmiş, mahkemece istem aynen kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa fesih tarihi olan 10.01.2013 tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür. Zaman bakımından uygulanması gereken 818 sayılı BK’nın 101/1. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceğinden temerrüt ihtarla tanınan ödeme süresinin sona erdiği tarihte, ödeme süresi tanınmamışsa ihtarın tebliğ edildiği tarihte oluşur. Aynı Kanun’un 101/2. maddesine göre de borcun ifa edileceği gün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmişse temerrüt kararlaştırılan tarihte oluşur. Aksi halde icra takip tarihi veya dava tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilir. Somut olayda; davadan önce davacı yükleniciler tarafından davalı iş sahibine keşide edilmiş bir ihtar bulunmadığı gibi, taraflar arasında kararlaştırılmış kesin vade de olmadığından temerrüt dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinde oluşmuştur. Davalı borçlunun dava öncesinde temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından fesih tarihi faize başlangıç yapılarak davanın kabulü doğru olmamıştır. Karar bu nedenle bozmayı gerektirmişse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK’nın 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca yerel mahkeme kararının hüküm fıkrası 1. bendinde yer alan 10.01.2013” tarihinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “04.11.2013” tarihinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 22.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.