YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/45614
KARAR NO : 2015/12331
KARAR TARİHİ : 16.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 13.1.2003 tarihinde 40.000 euro borç para verdiğini, imzalı belgeye göre 10.5.2003 tarihinde ödenecekken bugüne kadar ödenmediğini, tahsili için yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacıdan borç almadığını , anılan belgenin gerçek bir alacağa dayanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Mahkemenin davacı temli eden …’nin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin olarak tesis ettiği 9.9.2013 tarihli kararı davacıya 17.9.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, bu karara karşı temyiz dilekçesi HUMK 432/son fıkrası hükmünce belirlenen 7 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 1.10.2013 tarihinde verilmiş olmakla davacı …’nin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı davalıya borç para verdiğini ve vadesinde ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, delil olarak da tarihsiz davalı ve kefil adıyla …’nun imzasını taşıyan el yazılı belgeyi ibraz etmiştir. Davalı , davacıdan borç para almadığını, bu belgenin rıza ile imzalanmadığını, alacak kaydını içermediğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının yazılı belge dışında davasını isbatlar delil bulunmadığından isbatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Tarihsiz, el yazılı ve davalı tarafın imzasını taşıyan belgede; “ 13.1.2003 tarihinde …, … ve … üçü bir arada … tarafından …’a 40.000 euro borç olarak verilmesi ve yine bu adı geçen meblağın 10.5.2003 tarihinde … tarafından … iadesi kararlaştırılmıştır…. bu anlaşmayı kefil olarak kabul etmiştir “ düzenlemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalının aşamalardaki beyanlarından belgenin davalının elinden sadır olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda dayanılan belge içeriğine göre, davacı iddiasını ispatlayamaz ise de, bu haliyle HUMK.nun 292/2 maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle taraflar şahit dinletebilirler. Mahkemece bu yöndeki davacı tarafın tanıkları celb edilerek , belgede imzası olan…’nun da beyanları alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacı …’nin temyiz dilekçesinin reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen kararın davacı temlik alan … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 16/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.