Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/1066 E. 2015/4961 K. 18.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1066
KARAR NO : 2015/4961
KARAR TARİHİ : 18.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık …’nın temyizine yönelik yapılan incelemede;
Sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken tekerrüre esas alınan… 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 25.02.2010 gün ve 2008/999 esas, 2010/222 karar sayılı ilamının ,ceza miktarı itibariyle kesin nitelikte olması dikkate alınarak , 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 305/son maddeleri uyarınca tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi ile ilgili olarak, kanun yararına bozma yoluna gidilmesi olanaklı görülmüştür.
Karar duruşmasında hazır bulunan ve tefhimle verilen 23.05.2012 tarihili hükmü, 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 04.06.2012 tarihinde temyiz ettiği anlaşılan sanık …’nın temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Sanık …’ün temyizine yönelik yapılan incelemede;
Sanık …’ün adli sicil kaydının incelenmesinde ikinci kez mükerrir olduğunun anlaşıldığı halde, ilk kez mükerrir kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrası uyarınca, sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘ TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına ’’ ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ‘‘ TCK’nun 53/1. maddesinde belirtilen ve TCK’nun 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nun 53/3.maddesi gözetilerek TCK’nun 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına ’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık …’ün temyizine yönelik yapılan incelemeye gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık …’ün adli sicil kaydının incelenmesinde herhangi bir sabıkasının bulunmadığının anlaşılması, hırsızlık suçuna konu demirlerin soruşturma aşamasında satıldığı yerden emniyet görevlileri marifetiyle geri alınarak mağdura teslim edilmiş olması, bu nedenle de mağdurun suçtan kaynaklanan herhangi bir zararının bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,
2-TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.