YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18373
KARAR NO : 2015/18229
KARAR TARİHİ : 08.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, kendisinden kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin tahsili için tüketici hakem heyetine başvurduğunu, Sungurlu Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 11.07.2014 tarih ve 982918 sayılı kararı ile talebinin reddine karar verildiğini ileri sürerek, tüketici hakem heyeti kararının itirazen kaldırılmasına, davalı banka tarafından haksız olarak kesilen miktarın tespiti ile şimdilik 10 TL nin kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 08.01.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 3.500,73 TL.ye çıkarmıştır.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen 10 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiş, 08.01.2015 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 3.500,73 TL.ye çıkarmıştır. Mahkemece hükmedilen alacağın tamamına kesinti tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden önce temerrüde düşüren ihtarı söz konusu değildir. Hal böyle olunca. Mahkemece, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken alacağın tamamına kesinti tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz, itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “3.500,73-TL’nin kesinti tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “3.500,73 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 238,50 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.