YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29519
KARAR NO : 2015/3523
KARAR TARİHİ : 23.02.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından şikayetçi borçlu aleyhine 18.05.2012 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmış, borçlu tarafından açılan ve Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/312 E. sayılı dosyasında görülen menfi tespit davasında, 04.06.2012 tarihinde, takip konusu alacağın %15’i oranında teminatın yatırılması halinde icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmüştür.
İİK’nun 72/3. maddesine göre; “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.”
İİK’nun 72/4. maddesinde ise; menfi tespit davasının alacaklı lehine neticelenmesi halinde ihtiyati tedbir kararının kalkacağı, buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını, gösterilen teminattan alacağı ve alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Kural olarak, borçlu tarafından İİK’ nun 72/3. maddesi koşullarında menfi tespit davası açılması halinde, alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir. Borçlunun, mahkemece tayin edilen teminattan ayrı olarak, icra müdürlüğüne talep anına kadar fer’ileri ile birlikte hesaplanan dosya borcunun tamamını nakit olarak depo etmesi ya da bu miktar muteber ve kesin banka teminat mektubunu sunması halinde, alacaklı tarafından takibe devam edilemez.
Somut olayda; Asliye Ticaret Mahkemesi’nce, %15 teminat karşılığında icra kasasına girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir konulmasına karar verilmiştir. Borçlu 06.06.2012 tarihinde 54.507,64 TL teminat mektubunu dosyaya sunduktan sonra, aynı gün kalan dosya borcunun tamamını karşılar nitelikte 420.075,21 TL’lik teminat mektubunu da icra dosyasına sunarak hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, icra müdürlüğünce bu talep doğrultusunda karar verilmiştir.
Menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararının icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde olduğu ve takibin durdurulmasına karar verilmediği anlaşılmaktadır. Takibin durdurulmasına karar verilmediği için devam eden takipte bakiye alacak hesaplanarak muhtıra düzenlenmesi mümkündür.
O halde mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulü ve muhtıranın iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.