YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/189
KARAR NO : 2015/964
KARAR TARİHİ : 30.04.2015
Üçüncü kez alkollü araç kullanmak eylemi nedeni ile … hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5 maddesi gereğince … Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme Büro Amirliğince düzenlenen 07/06/2013 tarihli 317535 sayılı trafik suç tutanağını müteakip, … ilçe Emniyet Müdürlüğünün 07/06/2013 tarihli ve 2872 sayılı yazısı üzerine, 3. kez alkollü araç kullanma eylemi nedeni ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5 ve 112. maddeleri gereğince sürücü belgesinin 5 yıl süre ile geri alınmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/2013 tarihli ve 2013/401 esas, 2013/903 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 16/01/2015 gün ve 3713 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/01/2015 gün ve KYB.2015-23857 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında müsnet alkollü araç kullanımı eylemi nedeni ile … Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 13/06/2013 tarihli ve 839 sayılı idari para cezasının kaldırılmasına ilişkin … Sulh Ceza Mahkemesinin 22/11/2013 tarihli ve 2013/339 değişik iş sayılı kararına göre idari para cezasına ilişkin sulh ceza mahkemesinde açılmış olan bir dava bulunduğu, mahkemece anılan İdarî para cezasına konu eylemin aynı eylem olup olmadığının araştırılması sonucuna göre, mahkemelerce aynı eyleme ilişkin farklı kararlar verilebileceği nazara alındığında; anılan davanın sonucunun bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozulması talep edilen idari yaptırım kararına ilişkin yasa yolu gösterilirken, kabahatlinin yüzüne karşı verilen kararda 7 günlük itiraz süresinin “tefhim/tebliğ” tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle itiraz hakkı bulunanların yanıltıldığı, yine itiraz hakkı bulunanlara yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği ve bu nedenle hükmün kesinleşmediği, kabahatlinin kanun yararına bozma yoluna gidilmesi isteminin itiraz talebi olarak kabul edilip mahallinde itiraz merciince değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin bu nedenle REDDİNE, 30/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.