YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16427
KARAR NO : 2015/4850
KARAR TARİHİ : 18.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç işlediği sırada 12-15 yaş grubu içinde olan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken aynı maddenin 31/3. maddesinin uygulanarak fazla ceza tayin edilmiş olması,
2-Suç tarihinde 12-15 arası yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınmadan ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine aykırı şekilde sosyal inceleme yaptırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Mağdur …’in hazırlık aşamasındaki 08.05.2009 tarihli beyanında çalınan parasının suça sürüklenen çocuğun üzerinde bulunduğunu, mahkemece alınan 23.11.2012 tarihli beyanında ise suça sürüklenen çocuğun üzerinden hiçbirşey ele geçmediğini, paraları tuğlaların arasında sakladığını öğrendiklerini beyan etmiş olması karşısında, öncelikle bahse konu çelişkinin mağdurun yeniden beyanı alınıp ayrıca tutanak tanıkları ve tanık Aşkın da dinlenmek suretiyle giderildikten sonra sonucuna göre, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 35. ve tamamlanmış suçta uygulama olanağı olan TCK’nın 168.maddelerinden hangisinin uygulanacağının tartışılması gerektiğinin gözetilememesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 18.03.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi