Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/29823 E. 2015/35395 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29823
KARAR NO : 2015/35395
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı avukat, 06.10.2003 tarihli vekaletname ile davalı tarafından vekil tayin edildiğini, davalıyı ilgilendiren daha önce açılmış davalara müdahale ettiğini ve davalarını takip ettiğini, vekalet ücretinin ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının müdahale ettiği davalardan haberdar olmadığını, davacıya böyle bir talimat vermediğini, sırf vekalet ücreti almak için davalara müdahale ettiğini, kötü niyetli olduğunu, vekalet ücretine hak kazanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalının Konya 9.İcra Müdürlüğü’nün 2007/1971 esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile 2.100 TL asıl alacak ve 27,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.127,30-TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan asıl alacağın %40 oranında hesaplanan 840,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden %40 oranında hesaplanan 180,00-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, vekalet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki davacı avukat ancak muaccel olan vekalet ücreti alacakları yönünden davalıdan talepte bulunabilir. Yasada avukatlık ücretinin ne zaman muaccel olacağı konusunda açık bir hüküm bulunmamakla beraber, Avukatlık Kanunu’nun 171/1 maddesinde düzenlenen “Avukat üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder” ve “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” nin 2. maddesinde düzenlenen “ ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır” hükümleri gereğince vekalet ücreti alacağının, üstlenilen işin bitmesi ile muaccel hale geldiğinin kabulü gerekir. Bu kabule göre avukat, aksine sözleşme yoksa, işi sonuna kadar takip edip sonuçlandırmadan ücretini isteyemez. Somut olayda, davacının icra takibine konu ettiği …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/68 Esas sayılı dosyasının icra takip tarihinde henüz sonuçlanmadığı ve bu dosya yönünden davacının vekalet ücreti alacağının doğmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bu dosya yönünden davacının talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 108,81 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.