YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/40815
KARAR NO : 2015/35499
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, …:. … adresindeki evin satımı konusunda davalıya taşınmazı gösterdiğini, 27/02/2011 tarihinde yer gösterme sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede satım bedeli 150.000,00 TL olarak açıkça yazıldığını, belirtilen sözleşmede, mal sahibinden kendisinin veya 3. dereceye kadar akrabasının satın alması durumunda sözleşmede belirtilen bedel üzerinden % 3 emlak komisyonunu % 18 KDV’si ile birlikte ödeyeceği cezai şarta bağlandığını, sözleşmesinin imzalanmasından sonra davalının haber vermeden sözleşmeyi ihlal ederek söz konusu daireyi mal sahibinden bizzat satın aldığını, bunun üzerine … İcra Müdürlüğünün … sayılı takip dosyasında takip başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 40’ın aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş ve Mahkeme bozma ilamına uyularak imza incelenmesi yapılmış dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, elde ki davayla taraflar arasında imzalanan yer gösterme taahhütnamesi gereğince hak kazandığı hizmet bedeli için yapılan takibe itirazın iptalini talep etmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme gayrimenkul tellallık sözleşmesi olup bu sözleşmenin taşınmaz sahibi veya alıcıyla yapılması mümkündür. Gayrimenkul tellallık sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı yapılması yeterlidir. Tellallık sözleşmesinin resmi şekilde veya satıcıyla yapılması şart değildir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme geçerli olup, imza incelemesi sonucunda imzanın davalıya ait olduğu belirtildiğinden taraflar açısından bağlayıcı niteliktedir. Mahkemece, tanık beyanlarına itibar edilerek taşınmaz malikinin davacıya satış yetkisi vermediği, satışın doğrudan davalıya yapıldığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de sözleşmenin 1 inci maddesinde “..belirtilen taşınmazları … Emlak danışmanlığının tarafıma sunduğu hizmeti sonucu gördüm, öğrendim… satın alındığı takdirde yukarıda yazılı satış bedelinin %3 + KDV tutarını…ödemeyi kabul ve taahhüt ederim.” yazılı olup gösterilen dairelerden birinin de dava konusu taşınmaz olduğu, dava konusu taşınmazın davalıya gösterildiği ve davacının sözleşmeyle yüklendiği edimleri yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Az yukarıda açıklandığı üzere geçerli olan bu sözleşme taraflar açısından bağlayıcıdır. Hal böyle olunca; mahkemece, sözleşmenin geçerli ve davalı açısından bağlayıcı olduğu gözetilerek davacının talep edebileceği ücret hesaplanıp davanın hesaplanan bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.