Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/43120 E. 2015/35493 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/43120
KARAR NO : 2015/35493
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …şirketinden … aracı 27.12.2010 tarihinde satın aldığını, 23.4.2011 tarihinde ABS lambasının yanması ve start-stop sisteminin devre dışı kalması nedeni ile yetkili servise müracaat ettiğini, 2.5.2011 ve 26.7.2011 tarihindeki müracaatında yazılım güncellemesi beklenildiği bildirilerek arızanın giderilmediğini, akabinde yeniden aynı arızanın oluştuğunu ileri sürerek, gizli ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, herhangi bir imalat hatasının bulunmadığını, kullanımına da engel bir durumun olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalı … 27.12.2010 tarihinde satın aldığı …aracın 23.4.2011’de ” ABS ve strat-stop lambası yanıyor şikayeti üzerine, aracın fren vakum basınç sensörünün değiştiği, 2.5.2011’de ABS lambası ve fren arıza lambasının yanıyor şikayeti üzerine yapılan işlem kaydının bulunmadığı, 29.7.2011’de yolda kalan araç çalışmıyor şikayeti üzerine akü takviyesinin yapıldığı, 12.10.2011’de far arızası şikayeti üzerine arızanın bulunmadığının tesbit edildiği, 7.5.2012′ de… lambası yanıyor ve start-stop sistemi çalışmıyor şikayeti üzerine, emme manifoldu basınç sensör tesisatının yenilendiği, garanti süresinden sonra da 7.5.2013 tarihinde egzos gazı uyarısı yanıyor, start-stop devreye girmiyor, vites geçişinde sarsıntı oluyor, araç gaz yemiyor şikayeti üzerine, aracın kavrama, birleştirme borusu ve kablo contasının
değiştirildiği, tesisatın tamir edildiği, ön ve arka düzen ayarının yapıldığı ve garanti kapsamında imiş gibi bedel alınmadığı dosyadaki tüm bilgi ve belgelerle servis kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Mahkemece aldırılan 21.1.2013 ve müteakip tarihli teknik bilirkişi ek raporlarında; araçtaki arızaların üretim hatası olduğu ve maldan yararlanmayı engellediği ve gizli ayıplı olduğu ve garanti süresinden sonra da aracın aynı arızayı tekrarlaması nedeni ile araçtaki arızanın giderilemediği açıklanmış, yine akabinde aldırılan meslek yüksek okulu öğretim görevlilerinden alınan ikinci 31.10.2013 ve devamındaki ek raporlarda da, aracın üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunduğu, aracın hali hazırda bir probleminin bulunmadığı açıklanmıştır. Mahkemece, araçtaki arızanın tamiratla tamamen giderildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir. Aynı Kanunun 13. maddesinin 3. fıkrasında da “Tüketici Onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yaralanamamasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde, 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir” hükmü bulunmaktadır. Öte yandan 14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de “tüketicinin onarım hakkını kullanılmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen garanti süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6’dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması durumunda tüketicinin malın ücretsiz olarak değiştirilmesini talep edebileceği” hükmü mevcuttur.
Mahkemece, aldırılan ilk raporda arızanın giderilemediği açıklandığı halde, ikinci raporda hali hazırda bir probleminin bulunmadığı bildirilmiştir. Bu durumda, bilirkişi raporları hükme esas alınması için yeterli değildir. Hal böyle olunca, mahkemece yeniden Üniversitelerin otomativ dalında makine mühendislerinden oluşacak konusunda uzman, üçlü bilirkişilerden taraf ve Yargıtay denetimine elverişli, rapor alınarak özellikle, araçta oluşan arızların sıklığı ve sayısı ile yukarıda açıklanan yasal mevzuat gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına bozulmasına, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.