Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/19655 E. 2015/26195 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19655
KARAR NO : 2015/26195
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı, borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatmış; borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren süresi içerisinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip konusu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, oğlu tarafından imzalanan senet için oğluna bono düzenleme yetkisini içeren bir vekalet vermediğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiş, 11.06.2015 tarihli duruşmada ise senedin, teminat senedi olduğunu belirtmiş, mahkemece takibe konu senedin teminat senedi olduğundan hareketle İİK’nun 170/a-2. maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmiştir.
İİK.nun 168/3-5. maddesi uyarınca kambiyo senedi vasfına yönelik şikayet ile borca itiraz 5 günlük süreye tâbi olup, bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan ıslah yoluyla dahi ortadan kaldırılamayacağı gibi, mahkemece de re’sen gözetilmelidir.
Somut olayda, ödeme emrinin 26.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 31.07.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, senedin teminat senedi olduğuna yönelik bir itirazda bulunmadığı, böylece İİK’nun 168. maddesi gereğince, takibe konu senedin teminat senedi olduğu yönündeki itirazın yasal 5 günlük sürede yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda, mahkemece, borçlunun takip konusu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin iddiasının süresinde ileri sürülmemesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, İİK’nun 170/a-2. maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi yerinde değil ise de; borçlunun, yasal beş günlük sürede, senedi imzalayan oğluna, bono düzenleme yetkisini içerir vekalet vermediğinden bahisle icra mahkemesinde ileri sürdüğü borca itirazı yerinde olduğundan mahkemenin kabul kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak, borçlunun talebi borca itiraz niteliğinde olduğundan, olayda uygulanması gereken İİK’nun 169/a maddesinin 5. fıkrası gereğince, itirazın kabulü kararı ile takip durur.
Bu durumda, mahkemece, borçlunun borca itirazının kabul edilerek İİK’nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptaline hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 11.06.2015 tarih ve 2014/935 E.-2015/569 K. sayılı kararının hüküm bölümünün (1). bendinde yer alan; “İİK’nun 170/a-2. maddesi gereğince davacı hakkındaki takibin iptaline” sözcüklerinin silinerek karar metninden çıkartılmasına, yerine; “İİK.nun 169/a-5. maddesi gereğince borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına” sözcüklerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.