Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/33666 E. 2015/27495 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33666
KARAR NO : 2015/27495
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil … ve vekili avukat….. ile davacı vekili avukat……’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının avukatlığını üstlenerek davalı adına….. İş Mahkemesinin 2010/938 esas sayılı dosyasına konu davayı açtığını, davanın devamı sırasında haksız olarak azledildiğini, vekalet ücretinin ödenmemesi nedeniyle yaptığı icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek;icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının bilirkişi hızlandırma ücreti adı altında haksız masraf talepleri üzerine ödemeler yapıldığını ve iflas eden şirketlerin alacağını temlik eden dava dışı şirketin sulh çabalarının, davacı tarafından yüksek olan avukatlık ücretini riske sokmamak adına engel olunduğuna dair güvenlerinin sarsılması nedeniyle haklı olarak azlettiğini, davacıya yinede 8.250 TL ödeme yaptıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 20.788,92 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karara verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, taraflar arasında avukatlık hizmeti verilmesine ilişkin olarak yapılan vekalet sözleşmesine dayalı hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı avukatın, davalı tarafından verilen vekalete dayalı olarak davalı adına…. İş Mahkemesinin 2010/938 esas sayılı dosyasına konu davayı açtığı, yargılamanın devamı sırasında davalı tarafından 28.02.2012 tarihli azilname ile azledildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından bu azlin haklı olduğu savunulmuş ise de dosya kapsamı itibariyle bu husus yasal delillerle ispat edilememiştir. Mahkemeninde kabulünde olduğu üzere azlin haklı sebebe dayanmaması nedeniyle davacı avukat, avukatlık ücret sözleşmesine göre ücret talep edebilecektir.
Taraflar arasında yapılan 17.10.2010 tarihli Avukatlık sözleşmesinin ücrete ilişkin 2. maddesinde; “ avukatlık ücreti mahkeme tarafından hükmolunacak şeyin değerinin yahut paranın karar tarihindeki toplam tutarının %20 olarak ödenecektir. Alınacak vekalet ücreti dava olunan değer esas alınarak saptanacaktır. Dava olunan değerin miktarı toplam asıl alacak, faiz ve diğer feriler olarak belirlenmiştir. Ödenecek avukatlık ücreti bu değerin %20 ‘sidir.” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu düzenlemeye göre avukat tarafından takibi yapılan davada karar verilmesi halinde hükmolunan bedelin %20’si olarak kararlaştırıldığı, mahkemece karar verilmesi öncesi diğer durumlarda ise dava değeri üzerinden %20 oranına göre ücretin tespit edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davanın devamı sırasında davacı avukatın yapılan azil işlemi ile dosyadan el çektirilmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan akdi vekalet ücretinin, davacı avukatın takip ettiğ…..İş Mahkemesinin 2010/938 esas sayılı dosyasındaki harçlandırılmış dava değeri, davanın devamı sırasında ve azil tarihinden önce alacak miktarının ıslah suretiyle artırılmış olması halinde harçlandırılmış ıslah değeri üzerinden %20 oranına göre yapılacak hesaplamaya göre akdi vekalet ücretinin hesaplanması gerekir. Hal böyle olunca yukarıda açıklandığı üzere, mahkemece harçlandırılmış dava değeri üzerinden sözleşmeye göre %20 oranına göre hesaplama yapılması gerekirken azil işleminden sonra vekalet ücretine konu davada sulh işlemi gerçekleştiği dikkate alınmadan sulh olunan miktar üzerinden yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 355,50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.9.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.