Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/37402 E. 2015/27520 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/37402
KARAR NO : 2015/27520
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 17.04.2013 tarihli satım sözleşmesi ile davalıdan yemek odası ve salon takımı, oturma grubu ve TV ünitesi siparişi verdiğini, düğünü öncesinde 08.05.2013 günü teslim konusunda anlaştıklarını, ancak malların 12.05.2013 tarihinde çizik, leke, kırık ve ezilmeler olduğu halde ayıplı bir şekilde teslim edildiğini, önce sözlü olarak cevap verilmeyince de 10.06.2013 tarihli ihtarname ile cayma hakkını kullanarak bedel iadesini talep ettiğini, firmadan dönüş yapılmadığını, yeni evli olmaları ve malların ayıplı olmasından dolayı eşinin psikolojisinin bozulduğunu, aile birliğinde sorunlar meydan geldiğini iddia ederek ürünlerin bedeli olan 13.750,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ilaveten 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, ürünlerin zamanında teslim formu ile akrabası Kerim Turan’a teslim edildiğini, ihbarnamenin yasal 30 günlük süre sonrasında gönderildiğini, açık ayıp olduğunu ve sürenin geçtiğini, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dan kaynaklanan ayıplı mal nedeniyle bedel iadesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 58. maddesi hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için; şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Somut olayda, ürünlerin ayıplı olması nedeniyle davacının kişilik haklarının zarar gördüğü kabul edilemez. Mahkemece, olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak bu kalem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Bedel iadesine karar verilen davada, bilirkişi raporuna ve Mahkeme kabulüne göre imalat hatası ayıplı ürünlerin davacının ihtarnamesine rağmen davalı firma tarafından alınmadığı ve karar tarihi itibarıyla davacıda olduğunun anlaşılması karşısında; bu ürünlerin iadesine ve iade tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken iade konusunda karar verilmemesi ve dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.