YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20562
KARAR NO : 2015/27554
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine konut kredisinin yeniden yapılandırıldığını, davalı banka tarafından dosya masrafı ve yapılandırma ücreti adı altında 3.528,81 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek, bu kesintinin 3.076,41 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 6.605,22 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının……İcra Müdürlüğünün 2014/591 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 3.435,00 TL üzerinden devamına; bu alacağın 1575,00 TL’lik kısmı için temerrüt tarihinden itibaren, 1860,00 TL lik kısmı için takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ve asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı avukatınca tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı banka tarafından haksız yere yapılan 3.528,81 TL kesintinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali için davayı açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3.435,00 TL asıl alacak üzerinden devamına ve asıl alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Ne var ki davacı eldeki dava ile, kendisinden yapılan haksız kesintinin ticari (avans) faizi ile birlikte ödenmesini istemiş olup, mahkemece yasal faize hükmedildiği anlaşılmakta ise de; yeni TTK 19. maddesi (eski TTK 21.madde) hükmü uyarınca tacirin borçlarının da ticari olması asıl olup, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf içinde ticari iş sayıldığı anlaşılmakla, davalı banka yönünden ticari iş niteliğinde olan davaya konu sözleşme nedeniyle davacının, davalıdan ticari faiz talep edebileceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece hükmolunan alacağa, ticari (avans) faizi yürütülmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın, hüküm bölümünün 2.bendinin (a) ve (b) fıkrasında yer alan “…yasal faizin….” İbarelerinin hükümden çıkarılarak yerinde “… ticari avans faizin…” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 28.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.