Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/1824 E. , 2022/319 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1824
Karar No : 2022/319
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Ortadoğu Teknik Üniversitesinde yabancı uyruklu öğretim görevlisi olarak 17/12/1979-12/10/2018 tarihleri arasında görev yapan davacının, iş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile 38 yıl 9 ay 25 günlük kesintisiz çalışmasına karşılık 210.855,49-TL iş sonu tazminatının sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen esaslar kapsamında Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü ve Maliye Bakanlığının onayı ile idare ile davacı arasında akdedilen tip sözleşmede “aylık sözleşme ücreti” ile “parasal hakları” dışında kıdem tazminatı adı altında ücret ödenebileceği yönünde bir düzenleme yer almadığı, bu durumda, ilgili mevzuatla sözleşmeli olarak çalıştırılan ve iş mevzuatı hükümlerine tabi olmayan yabancı uyruklu öğretim elemanlarına kıdem tazminatı ödenebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığı gibi sözleşmesinde de buna yönelik bir hükme yer verilmeyen davacının, kıdem tazminatı ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kararın, davacı tarafından, temyiz edilmesi üzerine, temyize konu kararla; istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın kesin olduğu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalardan olmadığı anlaşıldığından, kesin olarak verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin (b) fıkrası uyarınca konusu yüz bin Türk Lirasını aşan vergi davaları tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davaların temyize tabi olduğu, taleplerinin iş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yaptıkları başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı 183,634,40 TL zararın tazminine ilişkin tam yargı davası niteliğinde olduğu, 30 yılı aşkın süredir Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanı Çalıştırılması Esaslarına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı uyarınca yabancı uyruklu öğretim elemanı statüsünde çalışmalarını aralıksız olarak sürdürdüğü, kıdem tazminatına ilişkin emsal yargı kararları bulunduğu, Bakanlar Kurulu Kararında bu konuda düzenleme yapılmamış olmasında eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığından bahisle, iş sonu tazminatının ödenmemesine ilişkin işlemin iptali ile 38 yıl 9 ay 25 günlük kesintisiz çalışmasına karşılık 210.855,49-TL iş sonu tazminatının sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan işbu davada, temyiz yolunun açık olduğu, belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile 38 yıl 9 ay 25 günlük kesintisiz çalışmasına karşılık 210.855,49-TL iş sonu tazminatının sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin açılan davanın, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (b) bendi kapsamında “Tam yargı davası” niteliğinde olduğu ve dava başvuru harcının bu miktar üzerinden alındığı açık olup; işbu davada bölge idare mahkemesince verilen kararın, temyize tabi olduğu sonucuna ulaşıldığından; temyiz isteminin kabulü ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesinin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir.” kuralına yer verilmiş; aynı fıkranın (b) bendinde de, konusu yüz bin Türk Lirasını aşan vergi davaları tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda, bölge idare mahkemelerince verilen kararların temyize tabi olduğu belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Ortadoğu Teknik Üniversitesinde yabancı uyruklu öğretim görevlisi olarak 17/12/1979-12/10/2018 tarihleri arasında görev yapan davacının, iş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile 38 yıl 9 ay 25 günlük kesintisiz çalışmasına karşılık 210.855,49-TL iş sonu tazminatının sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Buna göre 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında “tam yargı davası” niteliğinde olduğu ve dava başvuru harcının bu miktar üzerinden alındığı açık olup, bölge idare mahkemesince verilen kararın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin (b) bendi uyarınca temyize tabi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin temyiz isteminin reddine ilişkin kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyiz isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Temyiz incelemesinin yapılabilmesi ve dosyanın tekemmülü amacıyla, davacının 29/01/2020 tarihli temyiz dilekçesinin davalı idareye, ayrıca bu kararın da taraflara tebliğ edilmesini ve dosyanın tekrar Danıştaya gönderilmesini teminen, dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine; 07/02/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.