YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17610
KARAR NO : 2015/5896
KARAR TARİHİ : 25.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … plaka numaralı Mercedes marka aracı 23.03.2005 tarihinde davalıdan satın aldığını, satış bedeli olarak 18.750 TL ödediğini, aracın yurda kaçak olarak sokulması nedeniyle emniyet tarafından yakalama kararı çıkarılmak suretiyle arandığını, aracı kaçakçılık şube müdürlüğüne teslim edeceğini ileri sürerek uğradığı zarara karşılık olarak şimdilik 14.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiş; 12.11.2013 tarihli oturumda da talebinin araç bedeline yönelik olduğunu beyan etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ek bilirkişi raporu esas alınmak ve araç kullanım bedelinin araç bedelinden fazla olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davaya konu aracı 23.03.2005 tarihinde davalıdan satın aldığında ve bu aracın yurda kaçak olarak sokulması nedeniyle iş bu davanın açılmasından önce emniyetçe zapt kararı alındığında ve dava devam ederkende 7.4.2013 tarihinde zapt edildiğinde ihtilaf yoktur. İhtilaf, BK 214 (eski BK 189) ve devamı meddelerinde düzenlenen zapta karşı tekeffül hükümlerine göre davacının talepte bulunup bulunamayacağı, talepte bulunacaksa da davalıya karşı nasıl bir sorumluluğunun varlığı noktasında toplanmaktadır.
BK 217 maddesinde (eski BK 192) “satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa, satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir” yazıldıktan sonra aynı maddenin (1) bendinde de “satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini isteyebebilir” yazılıdır. Aynı yasa maddesinin devam eden bentlerinde de alıcının talep edebileceği diğer hakları sıralanmıştır. Anılan yasa maddeleri hükmünce satıcı kusursuz olsa dahi aracın zaptedilmesinden dolayı alıcı (davacı)ya karşı sorumludur. Ancak az yukarıda açıklanan BK 217/1 maddesi hükmünce de anılan araçtan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği semerelerin araç bedelinden indirilmesi zorunludur.
Hükme esas alınan 31.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda araç değeri 16.000 TL olarak belirlenmiş; davacı da 1.10.2013 tarihli oturumda bu raporu kabul etmiştir. 30.12.2013 tarihli ek raporda ise aracın satış tarihinden davacının elinden alındığı tarih olan 7.4.2013 tarihine kadar her gün için 15.000 TL kira getireceği ve bu süre içinde toplam kiranın 44.025,00 TL olacağı belirlenmiş; mahkemece de elde edilen semerinin daha fazla olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu rapora bu yönüyle itibar edilmesi mümkün değildir. Hâl böyle olunca aracın ticari değil, özel bir araç olduğu, davacının bu aracı özel işlerinde kullanması nedeniyle (aracın yaşı ve masrafları da gözetilerek) araçtan satış tarihinden dava tarihine kadar her yıl itibarıyle elde edilebilecek getiri bulunmalı, bulunan bu miktar araç bedelinden mahsup edilmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yönler gözardı edilerek yetersiz ek bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.