Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16792 E. 2014/2740 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16792
KARAR NO : 2014/2740
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın,… Ticaret isimli iş yerinden … marka buzdolabı, çamaşır makinesi ve bulaşık makinesi gibi ürünler alarak 2.738,06 TL para ödediği, 2005 yılından önce sanıkların birlikte işlettikleri işyerini, Sanık …’nın, sanık ….’ye gayri resmi olarak devrettiği, bu aşamada işyerinin fiilen sanık …tarafından işletildiği, alınan eşyaların düğüne yakın bir tarihte teslim edileceği hususunda anlaştıkları, ancak daha sonraki süreçte katılan iş yerine gittiğinde işyerinin kapanmış olduğunu gördüğü ve sanıklar ile görüşmesine rağmen malları teslim alamadığı, böylece sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık …’nın, eşyaların alındığı tarihte ve sonrasında işyeriyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, diğer sanık … de, daha sonra işlerinin bozulduğu ve iflas ettiğini, borcu kabullendiğini, ancak ödeme güçlüğü çektiğini söylediği dikkate alınarak, sanığın hileli bir hareketinin bulunmadığı, eylemin alacak ve borç ilişkisi çerçevesinde hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.