Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/18094 E. 2015/27572 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18094
KARAR NO : 2015/27572
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı idarenin düzenlediği hizmet ihalesine iştirak ederek ihaleyi kazandığını ve aralarında bu hususta sözleşme düzenlendiğini, edimini layıkıyla yerine getirmesine rağmen davalının 5510 sayılı yasanın 81/1-ı.maddesine ve sözleşmeye aykırı olarak hakedişlerinden kesintiler yaptığını ileri sürerek 10.000 TL’nin fatura tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsilini istemiş, dairemiz bozma kararından sonra talebini ıslah ederek 39279,06 TL’na yükseltmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 39279,06 TL’nin fatura tarihlerinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davanın reddine dair verilen ilk karar davacının temyizi üzerine dairemizin 4.3.2013 tarihli kararı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davacı 9.5.2014 havale tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ederek 39279,06 TL’nin tahsilini istemiş, mahkemece ıslah edilen talep esas alınarak 39279,06 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Oysa ki HUMK’nun 83.maddesi ve 4.2.1948 tarih 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozma kararından sonra davanın ıslahı mümkün değildir. Bu nedenle davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, yanlış değerlendirme ile ıslah talebi de dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Borçlar Kanununun 101/1.(6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117) maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda, davacı dava konusu miktarın ödenmesi için dava tarihinden önce ihtarname çekerek davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla hüküm altına alınması gereken miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi zorunludur. Mahkemece, davalının davadan önce temerrüde düşmediği gözetilerek hüküm altına alınması gereken miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 30/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.