Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/26877 E. 2015/18944 K. 08.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26877
KARAR NO : 2015/18944
KARAR TARİHİ : 08.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat Yazgülü Kır Örge geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davalının muhasebecileri olarak çalıştığını, belli bir ücret karşılığında anlaştıklarını, davalı …ükümlülüklerini aksatmaksızın düzenli olarak yerine getirdiklerini ancak davalıların tüm masraflarını almış olmalarına rağmen mükellefiyet kaydını hiç yapmadıkları beyannameleri hiç vermedikleri, defterleri tasdik etmediklerini ve bunlarında ötesinde başka bir kişiye ait bilgilerle sahte vergi levhası düzenlediklerini ve bu levhaya istinaden fatura ve gider pusulası bastırdıklarını ve kanuna aykırı olarak elde ettikleri bu belgeleri kendilerine vererek kullanmalarına sebep olduklarını, davalıların bu eylemi nedeniyle Burhaniye Vergi Dairesi tarafından yapılan soruşturma neticesinde haklarında KDV, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası gecikme cezası gibi bir kısım vergi ve cezaların taahhuk ettirildiğini, bunu ödemek zorunda kaldıklarını, bu eylemleri neticesi maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek 63.428,00 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava maddi manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacılar, davalı ile aralarında muhasebecilik hizmetine ilişkin anlaşma olduğunu, davalılara ücretlerini ödedikleri ve tüm masrafları karşıladıkları halde davalıların defter tutmaması, sicile tescil yaptırmaması, verilmesi gereken KDV ve diğer beyannameleri vermemeleri nedeniyle haklarında kesilen vergi ve diğer cezaları ödemek zorunda kaldıklarını iddia ederek maddi ve manevi tazminat istemiş, davalılar ise üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiklerini, cezaların yersiz olarak kesildiğini ve davacıları bu cezalara karşı dava açmaları hususunda uyardıklarını savunmuşlardır. Mahkemece konu ile ilgili alınan bilirkişi raporları birbirleri ile çelişmektedir. 18.02.2013 tarihli bilirkişi raporunda tutulmayan defterler ve verilmeyen beyannamelerden, resen tescile neden olanların davalılar olduğu kanaati benimsenmiştir, 31.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda ise somut olayda adi ortaklık olduğu, defter tutma ve benzeri yükümlülüklerin bulunmadığı, muhatapları açısından hatalı kesilen cezaların ortak gözüken şahısların her birince ayrı ayrı açacağı bir davada reddi mümkün iken dava açılmaması sebebiyle ödemede bulunulduğu, davalıların kusurlu olmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece, cezaların iptaline yönelik dava açılsaydı sonucun ne şekilde sonuçlanacağı, davacıların adi ortaklık olup olmadığı, davalıların bir kusuru olup olmadığı yönünde alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden konusunda uzman bilirkişi heyetinden taraf, mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 8,6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.