YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24891
KARAR NO : 2015/19118
KARAR TARİHİ : 09.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili şirketin toptan et işi ile iştigal ettiği sırada, davalıya, bankadan, şirket hesabından para çekme yetkisi verildiğini, davalının, adına çıkarılan vekaletnameye istinaden, davalının, şirketin hesabından 2002,2003,2004,2005,2006 yıllarında, şirket adına piyasadan et temin etmek amacıyla çekmiş olduğu paradan iki milyon liranın üzerinde bir miktarın nerede kullanıldığını şirkete bildirmediğini, davalının, şirket adına temin ettiği et miktarı ile et karşılığında ödenmesi gereken paranın banka ekstreleri üzerinde karşılaştırmalı olarak incelenmesinde fahiş miktarda farklılık olduğunun tespit edildiğini, hesapların tetkikinden 2002-2003 hesapları hariç, 2004,2005 ve 2006 yıllarında şirketin hesabından 1.640.000,00 TL fazla para çekildiğinin, bu paranın yaklaşık 140.000,00 TL’sinin davalının eşi ve kızı adına havaleler yapılmak suretiyle gönderildiğinin anlaşıldığını, davalıya duyulan güven ve verilen yetkinin amacına aykırı kullanıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, davalının fazla çektiği rakamın tespitiyle 10.000 TL’nin bankadan çekildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalının, vekalet görevini kötüye kullanması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırılarak açılmıştır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1). Vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunduğundan, davada ispat yükü vekil olan davalıdadır.
Mahkemece, yapılan yargılama kapsamında davalı vekilin sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla alınan bilirkişi raporunda, davacı şirketin hesabına ilişkin banka kayıtları, ticari defter ve kayıtları ile davalının sunduğu fotokopi niteliğinde ajanda sayfaları değerlendirilmiş ise de, tek mali müşavir bilirkişiden alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Hal böyle olunca, davalı tarafından sunulan fotokopi niteliğinde ajanda sayfalarının delil niteliğinde olamayacağı da göz önüne alınarak, davacının itirazları da değerlendirilmek suretiyle, mahkemece davalının hesap vermeye ilişkin tüm delilleri davacının karşı delilleri toplanıp denetime elverişli, açıklamalı üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 09/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.