Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/13675 E. 2015/12753 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13675
KARAR NO : 2015/12753
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile aralarında 10.500 TL bedelli devre mülk satış sözleşmesi düzenlendiğini, tapu kaydının bu güne kadar devrinin sağlanmadığı gibi, teslim tarihinin 2012 Aralık olduğu halde, teslim edilmediğini ve devre mülkten yararlanamadığını, 12.3.2013 tarihli ihtarname ile sözleşmeden cayma hakkını kullandığını ileri sürerek sözleşmenin iptali ile peşin ödenen 10.500 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, …ya da … Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak, yetkisizlik itirazında bulunmuş ve davanın esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, devre mülk sözleşmesine konu taşınmazın tapusunun davacıya devredildiği, sözleşmenin feshedilmesi halinde tapunun da iptalinin gerekeceği, bu durumun taşınmazın aynına ilişkin bulunduğu, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla … Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı şirket arasında 6.1.2013 ve tarihli hisseli gayrimenkul sözleşmesi (devremülk sözleşmesi)’nin imzalandığı, sözleşmenin konusunu teşkil eden tapunun ise davacıya devredildiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece, sözleşmenin iptal edilmesi halinde tapusunun da iptalinin gerekeceği, taşınmazın aynına ilişkin değişiklik içerecek davanın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerekeceği kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davacının eldeki davadaki talebi sadece sözleşmenin feshi ile uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararlarının tahsiline ilişin olup, tapu iptal ve tescil gibi taşınmazın aynına ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Öte yandan yargılama esnasında da taşınmazın aynına ilişkin araştırmayı ve tartışmayı gerektirecek bir hususta yoktur. Bu itibarla, eldeki davanın taşınmazın aynına ilişkin dava gibi değerlendirilmesi mümkün değildir.
6100 Sayılı HMK’ nun 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca, 4077 sayılı yasanın 23/3. madde ve fıkrasına göre de, tüketici davalarının tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Dosya kapsamından davacının ikametgahının “… Mah… Cad. No:.. ..” olduğu anlaşılmakta olup, yerleşim yeri mahkemesinin …Tüketici Mahkemeleri’nin olduğuna göre mahkemece, görevli ve yetkili … Tüketici Mahkemelerine gönderilmesi kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 20.4.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.