Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/302 E. 2016/3069 K. 29.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/302
KARAR NO : 2016/3069
KARAR TARİHİ : 29.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı (iki kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
DÜŞÜNCE : Onama, bozma

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı (iki kez) suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Eylemlerin çocuğun basit cinsel istismarı olduğu belirtilmesine rağmen uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 103/2. maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdure …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/1. maddesi uyarınca çocuğun basit cinsel istismarı suçunun yanısıra aynı Kanunun 109/2,109/5. maddeleri gereğince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
Çocuğun basit cinsel istismarı suçu işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, mağdurun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları yönünden oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.