YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2788
KARAR NO : 2015/2420
KARAR TARİHİ : 07.05.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davalı vekilinin temyiz talebi süre yönünden incelenmiş, 23.01.2014 tarihli ek kararla temyizin süresinde yapılmadığı kabül edilerek temyiz istemi süre yönünden reddedilmiş, ek karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir
Mahkemenin 23.1.2014 tarihli ek kararında kararın davalı vekiline 31.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 20.01.2014 tarihinde verildiği belirtilerek temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi hükmüne göre belirli bir yerde ve devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur ve müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Davalı vekili Avukat … adına çıkarılan mahkeme kararı ekli tebligat “…..” isimli şahsın imzasına tebliğ olunmuştur. Sözkonusu şahsın muhatabın işyerinde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden biri olduğuna dair tebliğ evrakına herhangi bir şerh verilmemiştir. Bu durumda davalı vekili adına çıkarılan tebligatın Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi hükmüne ve Tebligat Tüzüğü’nün 23. maddesine uygun olmadığından usulsüz kabul edilmelidir.
Davalı vekilinin temyiz isteminin 15 günlük yasal süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla temyiz isteminin reddine dair 2010/33 Esas, 2013/281 Karar sayılı 23.01.2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek dosya incelendi.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.582,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 07.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.