YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17251
KARAR NO : 2015/13474
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı …. aleyhine 12/12/2011 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne, miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıya dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın, kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı şirketin bünyesinde çıkarılan 10/12/2010 tarihli … ‘nin 13. sayfasında yer alan ”… ” başlıklı haber içeriğinde … milletvekili ve … Başkanı … tarafından söylenen sözlere yer verildiğini, gençleri kışkırttığı iddiasında bulunduğunu, ”Halkevleri ve …’ in uzantıları bu işin içinde” şeklinde beyanlara yer verildiğini belirterek uğramış olduğu manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, dava konusu yayının basının haber verme hak ve görevi sınırları içinde kaldığını, hukuka uygunluk şartlarını taşıdığını, haberin gerçek ve güncel olduğunu, yayınlanmasında kamu yararı olduğu belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, araştırma yapılmadan haberin gerçekmiş gibi yayınlanması eylemi hukuka aykırı hale getirdiği belirtilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 10. maddesi bakımından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yerleşik içtihatlarıyla oluşturulan ilkelerden biri de ifade özgürlüğüne ilişkindir. Buna göre; ifade özgürlüğü, demokratik bir toplumun esaslı temellerinden birini ve toplumun ilerlemesi ve herbir bireyin gelişimi için temel koşullardan birini oluşturur. İfade özgürlüğü sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız görülen veya ilgilenmeye değmez bulunan “haber“ ve “düşünceler“ için değil, aynı zamanda aleyhte olan, çarpıcı gelen ve rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Sözleşmenin 10. maddesinde belirtildiği üzere bu özgürlüğün istisnaları vardır; ancak bu istisnalar dar yorumlanmalı ve bir kısıtlama ihtiyacının bulunduğu inandırıcı bir şekilde ortaya konmalıdır (Prof. Dr. Osman Doğru-Dr. Atilla Nalbant; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi Açıklama ve Önemli Kararlar, Cilt:2, s.365, Nilsen ve Johnsen [BD] 43). Bir siyasetçiye yönelik eleştirilerin kabul edilebilir sınırları, özel bir şahsa yönelik eleştirinin sınırlarına göre daha geniştir. Bir siyasetçi özel şahıstan farklı olarak, her sözünü ve eylemini bilerek ve kaçınılmaz bir biçimde, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açar; bu nedenle daha geniş bir hoşgörü göstermek zorundadır. (… ve … davası). İfade özgürlüğü ayrıca herkesin, demokratik bir toplumun özünde yer alan görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahip olması anlamına gelmektedir.
Gerek Dairemizin, gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin istikrar kazanmış uygulamalarında siyasetle iştigal eden kişilerin kendilerine yönelik sert ve ağır eleştirilere katlanması gerektiği kabul edilmiştir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, dava konusu yazıda kullanılan ifadelerin tümü itibari ile eleştiri sınırları içerisinde kaldığı, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığı, söz konusu haberde … ‘nun yorum ve düşüncelerine yer verildiği, bu haliyle dava konusu yazının davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırı oluşturmadığı gözetilerek istemin tümden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.