YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18143
KARAR NO : 2015/6034
KARAR TARİHİ : 26.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, şirketlerinin Tarım ürünleri gübre, tohum, fide, zirai ilaç vs. ticareti ile uğraştığını, davalı borçlunun şirketleri ile ticari ilişkiye girdiğini ve almış olduğu malların bedelini ödemediğini, bu nedenle borçlu hakkında 15/06/2011 ödeme tarihli 0020 nolu veresiye senedine dayanılarak …. icra müdürlüğünün 2011/9602 esas sayılı dosyası ile ilamsız icraya mahsus haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak takibe ve borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek itirazın iptali ve davalı borçlu aleyhine % 40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının gübre satışı yapan tacir olduğunu, kendisinin çiftçi olduğunu, söz konusu belgenin matbu hazırlanmış bir sipariş belgesi olduğunu, davacının söz konusu malları teslim etmediğini, bunun üzerine kendisinin malları satın almaktan vazgeçtiğini bildirdiğini, söz konusu belgenin kayıtsız şartsız borç içeren bir belge olmadığını, gübrenin teslim edilmediğini, davacının teslimi sevk irsaliyesi ve fatura ile kanıtlamak zorunda olduğunu, teslim edilmeyen ürün nedeniyle talepte bulunulmasının yasal olmadığını,davanın reddini ve %40 dan az olmamak üzere lehine tazminata hükmedilmesini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı borçlunun … icra müd.2011/9602 takip sayılı dosyasında asıl alacak olan 6.000,00 TL üzerinden yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile bu miktar üzerinden takibin devamına, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine, Asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davasında davalıdan veresiye senedi nedeniyle 6.600,00 TL tahsilini istemiş, mahkemece de davanın kısmen kabulüne, kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.320,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuştur. Oysa ki hesap edilen bu kısım harca ilişkin olmayıp vekalet ücreti olduğundan, bu husus maddi hataya dayalı olup hükmün bu yönüyle bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bent gereğince, davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince hüküm fıkrasının 3. bendinin 2. satırında yer alan (harcın) ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine (vekalet ücretinin) sözlerinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 306,86 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 103,00 TL harcın davacıya iadesine, 26.2.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.