YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16907
KARAR NO : 2015/31555
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2005 yılında davalı kooperatifin üyesi ve aynı zamanda kooperatif inşaatlarının yapımını üstlenen yüklenici firmanın müdürü olduğunu, kooperatifin yeterli nakdi olmaması nedeniyle inşaata başlanabilmesi için davalı kooperatif başkanı …’a 35.000,00 TL borç verdiğini, ancak bu şahsın kooperatif üyelerinden yasa dışı yollardan para topladığını ve kooperatifin zora düştüğünü öğrenince sözleşmenin ifasının mümkün olmadığını anlayarak bu şahsın rızasıyla inşaat yapım sözleşmesini feshettiğini, sözleşmenin feshi üzerine davalı kooperatiften ancak 1.000,00 TL tahsil edebildiğini, 34.000,00 TL nın tahsili için başlattığı icra takibine itiraz üzerine açtığı itirazın iptali davasında, mahkemece davaya konu borcun kooperatif başkanına değil, kooperatife verildiği gerekçesi ile davanın reddedilerek, Yargıtay denetiminden geçip kesinleştiğini ileri sürerek, 34.000,00 TL nın 25.04.2005 ten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kooperatif, kooperatifin inşaatını yapan birinin kooperatiften para alması gerekirken neden para verdiğinin inandırıcı olmadığını, kaldı ki o dönem başkan olan … hakkında usulsüz işlerinden dolayı Ağır Ceza Mahkemesinde mahkumiyet kararı verildiğini, bu paranın kooperatifle ilgisinin olmadığını, muhasebe kayıtlarında da böyle bir para girdisinin gözükmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 16.532,41 TL nın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı kooperatifin yeterli nakdi olmaması nedeni ile kooperatif başkanı …’a 35.000,00 TL borç verdiğini, bu paranın 1.000,00 TL sının ödendiğini ileri sürerek 34.000,00 TL nın tahsili için eldeki davayı açmış, mahkemece Halkbankasına yazılan müzekkere cevabında toplam 30.000,00 TL nı….’a ödendiğinin anlaşıldığı, 31.12.2005 tarihli bilançoda kısa vadeli yabancı kaynaklarda aidattan fazla yatırılan muavin hesabında … tarafından 16.532,41 TL fazla yatırıldığının anlaşıldığı, kesinleşen …. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı gereği davacının yaptığı ödemeyi …’ten istemesinin mümkün olmadığı, bu davada kooperatifin de sorumlu olmadığı benimsendiği takdirde davacının haksızlığa uğrayacağı, davacının yaptığı tüm ödemenin davalıdan tahsiline karar verildiği takdirde bu kez davalının zarara uğrayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 25.04.2005 tarihli … KYK Söz başlıklı belgenin davacı ile … arasında düzenlenerek toplam 35.000,00 TL lık borcun kooperatif yönetimine verilmek üzere …’a verildiği anlaşılmaktadır. Kesinleşen …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/363 Esas, 2012/593 Karar sayılı dava dosyasında da aynı belgeye dayanarak davacı tarafından …’a karşı açılan itirazın iptali davasında davacının yemin teklif etme hakkını kullanmadığından iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki borç verilen dönemde kooperatif başkanı olan …’a kooperatif adına borçlanma yetkisi de verilmediğinden davacı tarafından dayanılan 25.4.2005 tarihli belge davalı kooperatifi borç altına sokmaya yeterli değildir. Davacı, davalı kooperatife ödünç verdiğini yasal delillerle ispatlayamamıştır. Hal böyle olunca mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.