Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/40073 E. 2015/31643 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/40073
KARAR NO : 2015/31643
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıyla ağaç ve bitki köklerini temizlemek amacıyla anlaşma yaptıklarını, davalıya hizmeti vermesine rağmen davalının ücretini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek vaki itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava verilen hizmet nedeniyle ödenmeyen ücret alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp akdi ilişkiyi , hizmet verdiğini ve hizmet karşılığı alacağının miktarını ispat külfetinin davacıya ait olduğu, davacının 25 saatin üstünde çalışma hususu ile ilgili olarak dava dilekçesinde dayandığı ve mahkemece kendisine hatırlatılarak verdiği yemininin de iddiasını ispata yönelik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İspat külfeti üzerinde olan tarafın şayet delil dilekçesinde yemin deliline dayanmışsa yemin teklif etme hakkı bulunmaktadır. Mahkemece hem ispat yükü davacıya yüklenmiş hem de davacı yemin eda etmiştir. Her ne kadar gerekçe ile hüküm arasında uyumsuzluk yok ise de, gerekçeli kararın kendi içerisinde çelişki bulunmaktadır. Bu durum infazda tereddütü de beraberine getirecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, gerekçeli karar içerisinde uyum olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Gerekçeli kararda çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Aksi halde bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.
Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan şekilde infazda tereddüt doğuracak biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup mahkemece ilk karar ile bağlı kalınmadan, ancak değinilen husustaki çelişki giderilecek şekilde yeniden karar verilmesi ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birince bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 03/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.