Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/44360 E. 2015/32123 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/44360
KARAR NO : 2015/32123
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı ile davalı-… avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı belediyenin 3. kişilerin taşınmazını alarak kendi yerleriyle birleştirmek suretiyle diğer davalı …’ne konut ve dükkan yaptırdığını, kendisinin de davalı belediyeye bu amaçla arsa verdiğini, inşaatların tamamlanıp dükkanların satıldığını, konuta ilişkin kat irtifak tapularının 29.07.2011 tarihinde verilmiş olmasına rağmen evlerin teslim edilmediğini, encümen kararı ile … numaralı dükkanın 123,29m2 sinin kendisine ait olduğunun kararlaştırıldığını ancak verilmediğini ileri sürerek, satılan bu dükkanın rayiç fiyatının tespit edilerek satış fiyatı ile rayiç fiyatı arasındaki fark ve satış bedelinden hissesine düşen miktarın şimdilik 70.000TL sinin, ayrıca konutların tesliminde gecikilen sürede mahrum kalınan kira ve diğer haklar tutarı olan 10.000TL ile evlerin eksik ve kusurlu işler bedeli olarak da 10.000TL’nin işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; 22.06.2012 tarihli dilekçeyle …’nin isimde yanlışlık yapılması nedeniyle davalı gösterildiğini belirterek, bunun yerine taraf değişikliğinin kabulü ile davalı olarak …. nin kabulünü talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 1.350,00TL eksik ve ayıplı iş bedelinin her iki davalıdan, 1.724,87TL dükkanlardan kaynaklı eksik ödemenin davalı belediyeden dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı belediye tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.
Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 381, 388. ve 389. maddelerinde (yeni HMK 294,297) maddelerinde düzenlenmiş olup, hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış; 388. maddesinin son fıkrası (yeni HMK 297/son) ile “Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü getirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek gerekçeli kararın hüküm kısmı ile tefhim edilen kısa karar arasında çelişki yaratılmıştır. Gerekçeli kararın hüküm kısmında “davanın kısmen kabulüne, 1.350,00TL eksik ve ayıplı iş bedelinin her iki davalıdan, 1.724,87TL dükkanlardan kaynaklı eksik ödemenin davalı belediyeden dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,” denilmişken, kısa kararda “Davanın kısmen kabulü ile 1.350,00 TL eksik ve ayıplı iş bedeli 1.724,87TL eksik dükkan bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,” denilerek gerekçeli kararın hüküm kısmı ile tefhim edilen kısa karar arasında çelişki oluşturulmuştur.
Ayrıca, karar başlığında davalı olarak gösterilen … hakkında olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da hükümde çelişki yaratmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle, HUMK.’nun 388/son (yeni HMK 297/son) madde ve fıkrası gereğince hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
3-Davacı iki kişiyken, karar başlığında tek kişi gösterilmesi maddi hataya dayalı olup, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkündür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 24,30 TL’şer harcın davalı-Altındağ Belediyesine ve davacılara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.