Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2015/1742 E. 2015/8873 K. 28.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1742
KARAR NO : 2015/8873
KARAR TARİHİ : 28.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde eğitim ve ögretim giderlerinden kaynaklanan 131609,40 ABD doları alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın borç ödenmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde; davalılardan …’in davacı üniversitede araştırma görevlisi iken 2457 Sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca yüksek lisans ve doktora eğitimi için …’ya gönderildiğini, ancak üniversite yönetim kurulunun 18.12.1996 tarihli kararıyla ülkeye geri çağrıldığını, davalının geri dönmemesi üzerine Ekim 2000 tarihinde üniversite ile ilişiğinin kesildiğini belirterek 131.609.40 ABD doları ve 10.016.448.000 TL (10.016,44 TL) eğitim giderinin %50 fazlası ve sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 08.07.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5535 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Yasanın 2, 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Yasasına eklenen Geçici 53. maddesi kapsamında borcunu yapılandırarak ödediği anlaşıldığından mahkemece borç ödenmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerek gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davalının borçlu olduğu miktar, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun değişikliği hükümlerine göre belirlenmiş olduğundan; taraflar yararına hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin, dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre tespiti gerekir. Bu sebeple; mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 5535 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Yasanın yürürlüğe girmemiş olsaydı davaya konu miktarın red ve kabul edilecek miktarları bilirkişiye hesap ettirilip bu miktarlar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.