YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12617
KARAR NO : 2015/2860
KARAR TARİHİ : 26.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, …. İli…. İlçesi … Köyü 1933 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevkii ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir. Dosyaya getirtilen belediye başkanlığı yazılarına göre dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planı veya mücavir alan içerisinde olmadığı, belediye ve diğer alt yapı hizmetlerinden faydalanmadığı, etrafının meskun olmadığı anlaşılmaktadır.
Bakanlar Kurulu’nun Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir. Dava konusu taşınmazın yukarıda belirlenen özellikleri nedeniyle “arsa” niteliğinde kabulüne olanak yoktur. Buna göre taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak bedel belirlenmiş olması,
2-Taşınmaz kamulaştırmadan önce de yola cepheli olduğundan kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer artışı olmayacağı dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken arta kalan alanda %1 oranında değer artışı olduğu düşüncesi ile ödenmesi gereken kamulaştırma bedelinden indirim yapılması,
3-Dava konusu taşınmaz için tespit edilen kamulaştırma bedelinden Kamulaştırma Kanunu’nun 27.maddesi uyarınca acele el koyma kararıyla davalı adına bloke edilen para mahsup edilerek fark bedele 25.03.2014 tarihine kadar hesaplattırılan faize hükmedilmiş ise de, tespit edilip davalı adına bankaya yatırtılan kamulaştırma bedelinin hükümle birlikte davalıya ödenmesine karar verildiğinden 25.03.2014 tarihinden 13.05.2014 karar tarihine kadar Kamulaştırma Kanunu’nun 27.maddesi uyarınca acele el koyma kararıyla davalı adına bloke edilen paranın hesaplanan kamulaştırma bedelinden mahsup edilerek fark bedele faiz uygulanması gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde fark bedelin bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş faizinin davalıya ödenmesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 26.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.