YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11546
KARAR NO : 2015/384
KARAR TARİHİ : 15.01.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.09.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi ve ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, kısa kararda davanın kabulüne, gerekçeli hüküm fıkrasında ise davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere;
“Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir.
Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür.
Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.”
Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
“Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de;
“Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
10.04.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.
Somut olaya gelince; tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olduğu görülmüştür. 09.07.2014 günlü kısa kararda 167 ada 14,35, 908 ada 10,12,15 424 ada 7 ve 56 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın giderilmesine karar verildiği halde, gerekçeli hüküm fıkrasında anılan taşınmazların ortaklığının giderilmesi yanında 908 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının ikinci katı ile 167 ada 14 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın üçüncü katı ve teras katının ortaklığın açık artırmalı satış suretiyle elde edilecek satış bedelinin davacıya ödenmesine, 176 ada 16 parsel sayılı taşınmazdaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine, muris adına kayıtlı olan banka hesabının veraset ilamındaki payları oranında müşterek mülkiyete dönüştürülmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla gerekçeli karar ile tefhim edilen hüküm sonucunun çelişkili olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 15.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.