YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10325
KARAR NO : 2014/9187
KARAR TARİHİ : 03.04.2014
Suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında, hırsızlık suçundan, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2012 gün ve 2012/30 esas sayılı kararının, suça sürüklenen çocuklar müdafii tarafından temyizi üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 30.01.2014 gün, 9979-2218 sayılı ilam ile, suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkındaki hükmün onanmasına, suça sürüklenen çocuk … hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, onama kararına 21.02.2014 gün, 2012/108738 sayılı itirazı üzerine dosya dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesinin, 6352 Sayılı Yasanın 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Sanıklar …, … ve … hakkında, yerel mahkeme tarafından hırsızlık suçundan sonuç olarak ayrı ayrı 3 ay 10 gün hapis cezalarının 3 ay 10 gün süre ile internet kafelere gitmekten yasaklanması tedbirine çevrilmesi cezası verildiği ve kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezası tedbire çevrilen çocuk sanıkların tedbirin gereklerine uymamaları halinde 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceğinin sanığa ihtar edilmesine dair karar verilmesi yasaya aykırı olduğu yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
Dairemizin 30.01.2014 gün, 9979-2218 sayılı ilamı suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkındaki onama kararının KALDIRILMASINA, ve suça sürüklenen çocuk … yönünden ise bozma hükmüne ikinci bir bozma sebebinin eklenmesine karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocukların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CYY’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 50/3.maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4.maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK.nun 50/6.maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen tedbire aykırı davranılması halinde mahkememizce kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği hususunun sanığa ihtar edilmesine(İhtar edildi)” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak;
a- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun TCK.nun 50. maddesinden önce değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ilam dışında kayıt bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 Sayılı CMK.nun 231. maddesindeki koşulların tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- 5237 sayılı TCK.nun 50/3.maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4.maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK.nun 50/6.maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.