YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13199
KARAR NO : 2014/3485
KARAR TARİHİ : 11.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığın ı bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemlerinin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk …’ün talimatla alınan savunmasında hazır bulunan zorunlu müdafiinin kimlik bilgileri duruşma tutanağına yazılmamışsa da; zorunlu müdafiin Baro Başkanlığınca görevlendirildiğine ilişkin yazının okunduğu ve avukatın kimlik bilgilerini içeren yazının da talimat ekinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bir nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma, suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk …’ün talimatla alınan savunmasında hazır bulunan zorunlu müdafiinin kimlik bilgileri duruşma tutanağına yazılmamışsa da; zorunlu müdafiin Baro Başkanlığınca görevlendirildiğine ilişkin yazının okunduğu ve avukatın kimlik bilgilerini içeren yazının da talimat ekinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bir nolu bozma düşüncesine, yakınanın 01.03.2010 tarihli duruşmada uzlaşmak istemediğini bildirmesi karşısında; tebliğnamedeki iki nolu bozma düşüncesine, zamanaşımı süresi içerisinde suçta kullanılan satırın müsaderesine karar verilebileceğinden, tebliğnamedeki üç nolu bozma düşüncesine katılınmamış, doya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106/4.maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibareleri çıkarılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.