YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19103
KARAR NO : 2015/458
KARAR TARİHİ : 19.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali-tazminat davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl davada davacı … vekili, davalıya ait kreşin bir bölümünün malzeme ve işçilik dahil müvekkili tarafından yaptırıldığını, davalının 18/10/2009 tarihli sözleşmeye göre aldığı hizmet ve mal karşılığında taksitler halinde 13.000,00 TL ödemeyi kabul ettiğini, ancak sadece 1.200,00 TL ödeme yaptığını, bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı … vekili, 18/10/2009 tarihli sözleşmenin imzalandığı tarihte satın alınacak malların listesi belli olmadığından söz konusu mallar sözleşmede yazılı olmadığı halde sözleşmenin karşılıklı iyiniyet çerçevesinde imzalandığını, daha sonra davacının eksik olan kısımları doldurduğunu, davacının sözleşme konusu malları sözleşmeye uygun bir biçimde teslim etmediğini, malların ayıplı olduğunu, müvekkilinin ayıplı malların iade alınması yönündeki talebinin kabul edilmediğini, müvekkilinin toplam 8.400,00 TL ödeme yaptığını, ancak bu ödemelerin dikkate alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı … vekili, davalının 18/10/2009 tarihli sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, davalının teslim ettiği malların yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını ve çocuklar için tehlike arzettiğini, müvekkilinin bu nedenle müşteri kaybettiğini belirterek 13.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı … vekili, davacının yasal sürede ayıp ihbarında bulunmadığını, teslim edilen malların ayıplı olmadığını savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; asıl dava davalısı-birleşen dava davacısının sözleşmenin bilgisi dışında sonradan doldurulduğu yönündeki savunmasının yerinde görülmediği, sözleşme konusu malların asıl dava davalısı-birleşen dava davacısının işyerinde olduğunun tespit edildiği, yasal sürede yapılan bir ayıp ihbarı olmadığı, bu nedenle birleşen davanın sübuta ermediği, asıl dava davacısı-birleşen dava davalısının 11.800,00 TL asıl alacak ve 833,75 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğunun tespit edildiği, cezai şart talebinin ise yerinde görülmediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.