YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18992
KARAR NO : 2015/10134
KARAR TARİHİ : 31.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalıya, tarımsal yatırımların desteklenmesi programı çerçevesinde imzalanan hibe sözleşmesi hükümleri gereğince 124.800,00 TL hibe yapıldığını; davalı tarafça hibe sözleşmesinin 14.3 maddesi ile ilgili taahhütlerin yerine getirilmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedildiğinin bildirilip fesih nedeniyle, ödenen 124.800-00 TL’nin iadesi için davalıya süre verildiğini, verilen sürede ödeme yapılmadığını beyan ederek, 124.850,00 TL ‘nın ödemenin yapıldığı 10/01/2012 tarihinden itibaren 5488 sayılı Tarım Kanununun 23. Maddesi gereğince 6183 sayılı yasanın 51. Maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak yasal faiz uygulanarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı tarafından hibe sözleşmesinin 14.3 maddesi gereği sözleşmenin feshedildiği belirtilse de hibe olarak ödenen makine bedelleri toplamının geri alınabilmesinin mümkün olmadığını, makinelerin açık artırma sonucu satışının yapılmasında davalının hiçbir kusurunun olmadığını savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile, 124.850,00 TL’nın, 27/08/2012 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 124.850,00 TL ‘nin ödemenin yapıldığı 10/01/2012 tarihinden itibaren 5488 sayılı Tarım Kanununun 23. Maddesi gereğince 6183 sayılı yasanın 51. Maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak yasal faiz uygulanarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; Mahkemece “Davacı tarafın davasının 124.850,00 TL olarak kabulüne, 27/08/2012 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde hüküm tesis edilmiş ise de; davalı tarafından imza edilen 28.11.2011 tarihli Taahhütname ile 6183 sayılı kanun hükümlerine göre hesaplanacak gecikme zammı ödeneceğinin taahhüt edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalı tarafından verilen taahhütname gereğince 6183 sayılı kanunun 51.maddesinde yazılı nispette gecikme zammı alınabileceği kabul edilerek hüküm tesisi gerekirken gerekçesiz olarak bu husustaki talebin tamamen reddi sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 1.bendindeki “Davacı tarafın davasının 124.850,00 TL olarak kabulüne, 27/08/2012 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” cümlesinin çıkartılarak yerine “Davacı tarafın davasının 124.850,00 TL olarak kabulüne, 27/08/2012 tarihinden itibaren 6183 sayılı yasanın 51. maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak yürütülecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” cümlesi yazılarak kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 31.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.