Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/15571 E. 2014/4074 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15571
KARAR NO : 2014/4074
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’e karşı hırsızlık,suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin ise suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdurlar … ve …’a karşı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen kararlara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’e yönelik hırsızlık suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5275 sayılı CGİK’nın 106/4.maddesinde “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükümleri uygulanır, aynı maddenin onbirinci fıkrasında ise “infaz edilen hapsin süresi,adli para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa,geri kalan adli para cezasının tahsili için ilam,Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna göre tahsil edilir” şeklindeki düzenleme karşısında suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde TCK’nın 50.maddesinde öngörülen diğer seçenek tedbirlere çevrilemeyeceğinin ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna göre tahsil edilebileceğinin gözetilmemesi,
2-5320 sayılı Yasanın 13/1.maddesinde,CYY gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, CYY’nın 324.maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325 maddesinde de,bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde,her sanığın kendi kendini savunmaktan başka,kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa,mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslar arası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu,anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslar arası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir.Anılan maddeye göre,Hakim,uyuşmazlıklarda,temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla,uluslar arası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslar arası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında; CYY’nın 150/2. maddesi uyarınca,Baroya yazı yazılarak 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’nun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA,ancak bu aykırılıkların aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan,hükümden “ödenmeyen adli para cezasının TCK’nın 50.maddesindeki diğer tedbirlere çevrilmesine” ve “soruşturma safhası 2 adet zorunlu müdafii ücreti 344 TL,kovuşturma safhası 2 adet zorunlu müdafii ücreti 558 TL”ye ilişkin bölümlerin çıkarılmasına ve 5275 sayılı CGİK’nın 106/11.maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna göre tahsiline karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA
II- Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur … ve …’a yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuk …’ın suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunması nedeniyle,üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından,hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 35.maddesi maddesi uyarınca zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan, sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden eksik inceleme sonucu hükümlülüğüne karar verilmesi,
2- 5275 sayılı CGİK’nın 106/4.maddesinde “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükümleri uygulanır”,aynı maddenin onbirinci fıkrasında ise “infaz edilen hapsin süresi,adli para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa,geri kalan adli para cezasının tahsili için ilam,Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna göre tahsil edilir” şeklindeki düzenleme karşısında suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde TCK’nın 50.maddesinde öngörülen diğer seçenek tedbirlere çevrilemeyeceğinin ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna göre tahsil edilebileceğinin gözetilmemesi,
3-5320 sayılı Yasanın 13/1.maddesinde,CYY gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği,bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı,CYY’nın 324.maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325 maddesinde de,bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın,Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde,her sanığın kendi kendini savunmaktan başka,kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa,mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslar arası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslar arası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan maddeye göre,Hakim,uyuşmazlıklarda,temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla,uluslar arası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslar arası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında; CYY’nın 150/2. maddesi uyarınca,Baroya yazı yazılarak 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’ın savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA,17/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.