Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/6024 E. 2014/4121 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6024
KARAR NO : 2014/4121
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümde temyiz yasa yolunun ne şekilde başlayacağı yazılı değilse de,sanığın en lehine yorumla temyiz süresinin hükmün tebliği ile başlayacağı ve hükmün de sanığa tebliğe çıkarıldığı anlaşıldığından sanığın yasa yolu başvurusunda yanıltıldığına ilişkin tebliğnamedeki görüş benimsenmemiş, ancak; tebligat tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunun 21. ve Tebligat Tüzüğünün 28/1 maddelerinin “muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebligat memuru, adreste bulunmama nedenini, bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir veya memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatır, imzadan kaçınma halinde bu durumu yazarak imzalar” hükümlerini içermesine ve adreste bulunmama nedeni anılan şekilde belirlendikten sonra aynı Tüzüğün 30. maddesinin “tebliğ memurunun, tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyelerinden birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder, Tüzüğe ekli 2 numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırıp,durumu muhataba duyurmasını olanaklı ise en yakın komşularından birine,varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” düzenlemelerini getirmesine karşın; yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğine ilişkin, sanığın savunmasında bildirdiği adreste yapılan16.06.2009 tarihli “Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildi” şerhini içeren tebligat işleminin;adreste bulunmama nedeni araştırılıp tutanağa yazılmadan ,tebliğ evrakının teslim edildiği mahalle muhtarının imzası alınmadan ve tebliğ tarihine esas olacak 2 numaralı ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığına ilişkin tespiti içermeden yapılması nedenleriyle usulsüz tebligat olup hükmün kesinleşmesi sonucunu doğurmayacağı ve sanığın öğrenme ile yaptığı 26.04.2010 tarihli temyiz isteminin süresinde bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yakınan Mehmet Murat Pekmezci’ye karşı eylem yönünden;hükmün gerekçesinde, sanık lehine olan 5237 sayılı Yasa hükümlerinin uygulandığı yazılmış ise de, hükmün esasını oluşturan hüküm fıkrasında sanık hakkında 765 Sayılı TCK hükümleri uygulandığı ve uygulamanın doğru ve her halükarda sanık lehine olması nedeniyle bu husus sonuca etkili görülmediğinden; yine aynı yakınana karşı hırsızlık eyleminde, çalınan eşyaların değeri bilirkişi marifetiyle belirlenmeden pek hafif değerde olduğu kabul olunarak 765 sayılı TCK.nun 522. maddesi sanık lehine uygulanması; sanığın,katılan İrfan’ın evine girip para, cep telefonu ve oto anahtarı aldığı ve bu anahtarla evin önünden otoyu açarak çalmaya çalıştığı, apartmanın kapıcısı olan tanık Murat’ın görmesi üzerine otoyu bırakıp içinden kol saati alarak kaçtığı olayda, sanığın eylemlerinin bütün halinde 5237 sayılı TCK.nun 142/2-d maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 142/1-b maddesi ile uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza belirlenmesi; yakınan Şafak Özkan’a karşı işlenen hırsızlık eyleminde; sanığın, irade birliği içinde diğer sanık Cesim ile birlikte önceden aldıkları karar doğrultusunda suça doğrudan katıldığı gözetilmeden TCK.nun 37. maddesi yerine 39. maddesiyle uygulama yapılarak eksik ceza belirlenmesi, karşı temyiz bulunmadığından; sanığın yakınan Şafak Özkan’a yönelik eylemi işlediği sırada 15-18 yaş grubunda olduğu,bu nedenle cezasında 5237 sayılı TCK.nun 31/3 .maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, uygulama sırasında aynı Kanunun 31/2 .maddesi yazılmış ise de,indirim oranını doğru yapılmış olması karşısında, bu eksiklik mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görüldüğünden, bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanık …’un temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi (ONANMASINA), 17/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.