YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13088
KARAR NO : 2014/3247
KARAR TARİHİ : 10.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Katılan Orman İşletme Müdürlüğü temsilcisinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hazine arazisi üzerinde bulunan ağaçların kesilmesinden dolayı zararı bulunmayan Orman İşletme müdürlüğünün davaya katılma hakkı bulunmadığından ve usulsüz olarak verilen katılma kararı da temyize hak vermeyeceğinden,Orman İşletme Müdürlüğü temsilcisinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında verilen kararlara yönelik suça sürüklenen çocuk … müdafii ve katılan Hazine vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık ….’ın atılı suçu inkar etmesi,suça sürüklenen çocuk …’ın ise ağaçları babası sanık…’ın evde olmadığı bir zamanda tek başına kendisinin kestiğini ve sanık …’ın kendisine yardım etmediğini savunması karşısında sanık Duran’ın atılı hırsızlık suçundan cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeyerek yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği hallerde aynı içeriği kapsayan TCY’nın 50/1-b maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk … hakkında tayin olunan hapis cezasının,“Hazine’nin 125 TL’lik zararının Maliye Hazinesine yatırılarak iadesine” seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmesi,
3- Sanık … hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCY’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş bulunmasına göre, aynı Yasanın 53/4. maddesi uyarınca sanık hakkında 53/1 maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4- Kovuşturma sırasında vekille temsil olunan katılan Hazine lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- 5320 sayılı Yasanın 13/1.maddesinde, CYY gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, CYY’nın 324.maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325 maddesinde de, bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslar arası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslar arası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan maddeye göre, Hakim, uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslar arası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslar arası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında; CYY’nın 150/2. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
6- Suça sürüklenen çocuk …’e atanan zorunlu müdafi ücretinin sanık …’den alınamayacağı gözetilmeyerek sanık Duran ve suça sürüklenen çocuk …’den eşit olarak alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 10/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.