Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/17294 E. 2014/5186 K. 26.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17294
KARAR NO : 2014/5186
KARAR TARİHİ : 26.02.2014

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlığa teşebbüs, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesi uyarınca verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. madde ve fıkrasına göre itiraz yasa yolu açık olup, yine aynı Kanununun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin itiraz dilekçesi hususunda görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin İADE edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda müştekinin sanığa atılı suçtan doğan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “ kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “zorunlu da olsa seçenek yaptırımlara çevrilmiş olduğundan CMK.nun 231.maddesi gereğince yasal olanak bulunmadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b)Suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı CMK.nun 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.