YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2178
KARAR NO : 2015/16098
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, el atmanın önlenmesi ve müdahaleden doğan zararın tazmini istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.01.2010 günlü kat malikleri kurulu toplantısında, sitedeki blokların yan cephelerine yalıtım kaplaması (mantolama) yapılması ve mevcut renk ile boyatılmasına karar alındığını ve kararın uygulanması için yönetime yetki verildiğini, davalıların bu kat malikleri kurulu kararına uymakla yükümlü oldukları halde mantolama işlemini engellediklerini belirterek davalıların sataşmalarının önlenmesi, mantolamanın tamamlanmasına ve bu faaliyetin gecikmesinden kaynaklanan zararın davalılardan tahsili istenmiş, yargılama sırasında davacı vekili zarara ilişkin taleplerini atiye bıraktıklarını bildirmiş, davalılar ise atiye bırakmayı kabul etmemişler, mahkemece davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; keşif mahallinde dinlenen tanık beyanlarında davalıların bağımsız bölümünün yan cephesine yapılan mantolamanın davalılar tarafından söküldüğü ve yaptırılmadığı belirtilmiş, davalılar ise bağımsız bölümün mantolama yapılacak bölümün pencerelerin çokluğu ve bir kısmının toprak içinde kalması nedeniyle diğer bağımsız bölümlere göre daha az olmasına rağmen kendilerinin aynı miktarda mantolama giderlerine katılmasının haksızlık olduğunu, bu nedenle karara uymayıp kendilerine düşen kısmı kendilerinin yaptırdıklarını beyan etmişlerdir. Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 30.04.2012 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 9 nolu bağımsız bölümün doğu cephesi 10 metre boyunda olup doğu cephesindeki pencere üst seviyesinde olmak üzere ilave olarak 4,15 metre mantolamanın davalılarca yaptırıldığı ve bu kısmın boyanması halinde cephede görsel bütünlüğün de sağlanacağı belirtilmiştir.
Dava konusu sitede mantolama yapılması için 10.01.2010 günlü kat malikleri kurulu toplantısında karar alındığı ve bu iş için yönetime yetki verildiği, davalıların kendi bağımsız bölümlerine denk gelen kısma mantolama yapılmasını engelledikleri ve daha sonra da kendilerinin yaptırdıkları ve mantolama işlemininde bitmiş olduğu anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Yasasının 19 md/1. fıkrası gereğince kat malikleri anagayrimenkulün bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Kat Mülkiyeti Yasasına aykırı olarak yönetim tarafından yapılması gereken mantolama işinin engellenerek kendileri tarafından bu işin yaptırılması davalıları sorumluluktan kurtarmaz. Ancak mantolama işleminin tamamlandığı dikkate alınarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ancak dava açılmasına sebep olduklarından yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu tutulmaları gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.