YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/41
KARAR NO : 2015/1141
KARAR TARİHİ : 30.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde …ilçesinde avukatlık yapan katılan … ile görüştüğü, katılana yurt dışında bulunan kardeşi ile eşinin boşanmak istediklerini söyleyerek katılan avukattan boşanma davasını takip etmesini istediği, katılan avukat ile bu hususta anlaştıkları, daha sonra katılanı arayan bir şahsın kendisini, sanığın kardeşi olarak tanıtıp katılan avukatı yurt dışından aradığını, boşanma davasını kendisine vereceğini, …Şubesine 40.000 euro gönderdiğini, bu parayı çekerek 30.000 euroyu boşandığı eşine ödemesini, 2000 euroyu da kendisinin almasını, kalan parayı da büroda kendisi ile görüşen kardeşine vermesini söylediği, akabinde adliyeye gelen sanığın … ile görüştüğü, acilen babasını…’ya götürmesi gerektiğini söylediği ve katılandan 1.500 – 2.000 TL borç istediği, katılanın da sanığa üzerinde para olmadığını, parayı çekince…’ya havale yapabileceğini, kendisine bir hesap numarası vermesini istediği, bunun üzerine sanığın arabasındaki banka cüzdanını getirme bahanesi ile katılanın yanından ayrıldığı ve sanığın bir daha geri dönmediği anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçuna teşebbüs olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanığın diğer temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak; mahkemece dayanılan gerekçelere göre, temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırın üzerinde tayin edilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler esas alınarak takdirin kullanılmasıyla alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılması gerekirken, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının üst sınırdan tayini,
Kabule göre de;
Sanık hakkında verilen cezanın TCK’nın 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.