YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/84
KARAR NO : 2015/1063
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın satın aldığı eşyalar karşılığında kendisinin borçlu, kızı olan şikayetçi …’in kefil olarak imzaladığı 950 TL bedelli senedi sanığa verdiği, sanığın ise söz konusu senedin rakam kısmının başına “2”, yazı ile miktarın belirtildiği kısmın başına ise “iki bin” ibaresini ekleyip bu şekilde 2.950 TL bedelli olarak sahte bir şekilde oluşturduğu senedi icra takibine koymak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda,
1-Mahkeme tarafından 09.03.2009 tarihli celsede incelenen senetle ilgili olarak iki rakamı ile iki bin yazısının diğer yazı ve rakamlarla uyum içinde olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen senede yapılan eklemeler sonucu ortaya çıkan sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının bilirkişi raporu ve mahkeme gözlemi ile tespit edilmemiş olması ve sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer verilmeyecek şekilde açığa çıkarılabilmesi ve suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla, söz konusu senedin mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilerek, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmasa da, nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.