YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18183
KARAR NO : 2015/2522
KARAR TARİHİ : 11.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlar ile sanık arasındaki uyuşmazlık nedeniyle husumet bulunduğu, sanığın katılanlara yönelik “sinkaflı sözler ile küfrederek, okula gelin, malal mevkiine gelin” diyerek hakaret ve tehditte bulundukları, sanıkların katılanlara ait köy içerisindeki tarlalarında bulunan dalgıç pompasına ait panoyu kırarak atılı suçları işlediği iddia edilen olayda;
1-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın aynı anda birden fazla katılana karşı hakaret suçunu işlemesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1-2 maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken, iki kez ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayini,
2- Sanık hakkında tehdit ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
a)Sanık hakkında katılanlara yönelik sinkaflı sözlerle küfrederek, “okula gelin, malal mevkiine gelin” şeklindeki sözlerinin TCK’nın 106/1-2.cümlede düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturmayacağından sanık hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
b)Sanığın mala zarar verme suçunu işlediğine dair dosya kapsamında şüpheden başka, tanık ve başkaca somut maddi delil bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, TCK’nın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.