Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/2503 E. 2014/5039 K. 25.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2503
KARAR NO : 2014/5039
KARAR TARİHİ : 25.02.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette atılı suçlardan zarar görmüş bulunan ve sanık …’dan şikayetçi olduğunu belirtmesine rağmen, davaya katılmak isteyip istemediği sorulmayan, ancak sanık … hakkındaki hükümleri temyiz ederek katılma iradesi gösteren müşteki (sanık) …’nın 5271 sayılı CMK’nın 260/1.madde ve fıkrası uyarınca, hükmü temyize hakkı olduğu belirlenerek, aynı Kanunun 237/2. maddesi gereğince davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1- Sanık …’nın kendisi hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın hakkında verilen beraat kararlarının gerekçesine yönelik bulunmayan temyizinde hukuki yararı bulunmadığından, temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesine göre yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Katılan … ve O yer Cumhuriyet savcısının sanık … hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3- Sanıklar … ve … hakkında yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a- 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 1. maddesi ile eklenen TCK’nın 61/9.maddesinde yer alan “Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” şeklindeki düzenlemenin suçların işlendiği 27.05.2006 ve 07.06.2006 tarihlerinde yürürlükte bulunmadığı gibi, kararın gerekçe ve hüküm kısmında da alt sınırdan uzaklaşıldığına ya da cezanın teşdiden uygulandığına dair bir ifadeye de yer verilmemiş olması karşısında, sanıklar lehine olarak TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca adli gün para cezasının 5 gün olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi,
b-Sanıklar hakkında adli para cezası belirlenip taksitlendirilmesine karar verilirken uygulanan yasa maddeleri olan TCK’nın 52/2 ve 4. maddelerinin kararda gösterilmemesi,
c- Kardeş olan sanıkların annelerinin bakımı nedeniyle aralarında çıkan tartışmanın başlangıç ve gelişimi değerlendirilip ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği belirlenmeye çalışılarak, haklarında TCK’nın 29. maddesinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı tartışılmadan, yazılı biçimde hüküm kurulması,
d-Sabıkasız olan sanıklar hakkında verilen hükümlerden önce, 08/02/2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik CMK’nın 231.maddesi uyarınca, bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.