Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/17509 E. 2015/6408 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17509
KARAR NO : 2015/6408
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Talep dilekçesinde, vesayetin kaldırılması, aksi halde vasinin değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm kısıtlı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Talep dilekçesinde kısıtlı hakkında verilen vesayet kararının kaldırılması, aksi halde vasinin değiştirilmesi istenilmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar kısıtlı tarafından hem vasinin değiştirilmemesi hem de vesayetin kaldırılmaması yönünden temyiz edilmiştir.
1-Vasi tayinine yönelik temyizin incelenmesinde;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 472/son maddesinde, kısıtlı ve ilgililerden her birinin vesayetin kaldırılması isteminde bulunabileceği; 474. maddesinde ise akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde karar verilebileceği hükme bağlanmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacının paranoid akıl hastalığı nedeniyle Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca 11.03.2008 tarihinde kısıtlanmasına karar verildiği, davacının 11.08.2014 tarihli talep dilekçesiyle akıl sağlığının yerinde olduğunu ileri sürerek kısıtlama kararının kaldırılmasını vasisi tarafından darp edilmiş olması nedeniyle vasisinin değiştirilmesini istediği, mahkemece davacı hakkında resmi sağlık kurulu raporu alınmadan kısıtlılığın kalkması için yeterli belge olmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözönüne alındığında; mahkemece, akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanan davacının vesayetin kaldırılması talebi yönünden kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olup olmadığı hususunda resmi sağlık kurulu raporu aldırılıp taraf delillerinin toplanması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,
2-Vasinin şahsına itiraz yönünden temyize gelince;
Türk Medeni Kanunu’nun 422. maddesi gereğince vasinin şahsına-sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi, öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamına aittir. Türk Medeni Kanunu’nun 397. maddesinde de denetim makamı görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu hükme bağlanmıştır. Açıklanan bu hukuki düzenlemelere göre; temyiz dilekçesinin vesayet makamının atadığı vasinin şahsına karşı itiraz olarak kabul edilip yapılan bu itirazların öncelikle sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmesi, itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE, 20.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.