Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/15849 E. 2014/4808 K. 24.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15849
KARAR NO : 2014/4808
KARAR TARİHİ : 24.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’ a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Hırsızlık suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Mağdur …09.03.2012 tarihli duruşmada “olayın ardından 3 veya 4 gün sonra sanıklardan …’ın babası tarafından çalınan malzemelerinin tamamının yenisinin kendisine verildiği ve zararının bu şekilde karşılandığı” şeklindeki beyanından mağdurun zararının soruşturma evresinde karşılandığının anlaşılması karşısında sanığa verilen cezadan TCK’nın 168/1.maddesi ile indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek zararın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmezden önce tamamen giderildiği gerekçesiyle aynı Kanunun 168/2.maddesi ile indirim yapılarak fazla ceza verilmesi,
2-Sanığın sabıkasına esas Bakırköy 29.Asliye Ceza Mahkemesi’ne ait 12.06.2008 tarih,61-100 sayılı ilamının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması nedeniyle tekerrüre esas olmayacağı yine Bakırköy 2.Sulh Ceza Mahkemesi’ne ait 22.04.2010 tarih,55-481 sayılı ilamının ise 5237 Sayılı TCK’nın 191.maddesi ile ilgili olması ve bu hükümde sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiğinin ve hapis cezasına ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması halinde hükmedileceğine karar verilmiş olması nedeniyle bu ilamda tekerrüre esas alınamayacağından sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra denetim altında tutulmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24.02.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.