YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2316
KARAR NO : 2016/5327
KARAR TARİHİ : 23.03.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili, İcra Mahkemesi’ne başvurusunda, alacaklı vekili tarafından, müvekkili hakkında, ilamlı icra takibi başlatıldığını, yapılan takipte dayanak ilamın konusunun manevi tazminat talebine ilişkin olduğunu, bu sebeple kesinleşmeden takibe konulamayacağını belirterek takibin iptalini istemiştir.
Mahkemece, dayanak ilamın manevi tazminat talebine ilişkin olduğu ve şahsın hukukunu ilgilendirdiği, şahsın hukukuna ilişkin ilamların kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
HMK’nun Geçici 3. Maddesinin atfı ile uygulanması gereken HUMK’nun 443/4 (HMK’nun 367/2.) maddesine göre, aile ve şahsın hukuku ile ilgili ilamlar kesinleşmedikçe icra takibine konu edilemezler. Anılan maddede belirtilen hükümler, Türk Medeni Kanunu’nun ” Kişiler Hukuku ” ve ” Aile Hukuku ” kitaplarında yer alan konulara ilişkin tüm hükümler olmayıp, kişinin doğrudan şahsı ya da ailevi yapısı ile ilgili hukuki durumda değişiklik yaratan ilamlar ile bu ilamların fer’i niteliğindeki hükümlerdir.
Somut olayda, takibin dayanağı olan … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve … sayılı ilamının, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat alacağına ilişkin olduğuna, tarafların şahsı ya da ailevi yapılarına ilişkin hukuki durumlarında bir değişiklik yaratmayan, sonuçları itibariyle ancak tarafların mal varlığını etkileyen ilam olduğu anlaşıldığından, diğer edaya ilişkin ilamlar gibi kesinleşmeden icraya konulması mümkündür.
O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
..//..
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 23.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.