Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/22091 E. 2016/2549 K. 17.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22091
KARAR NO : 2016/2549
KARAR TARİHİ : 17.02.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Borçlu aleyhine 62.000,00 TL’nin 18/11/1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile, 16.321,45 EURO alacağın ise tahsil tarihindeki TL karşılığının 08/11/1999 tarihinden itibaren 1 yıllık vadeli döviz hesabına uygulanan yasal faizi ile tahsiline ilişkin ilama dayalı olarak, takip başlatılmıştır. Borçlu icra emrinin tebliği üzerine, alacağa işletilen faizin fahiş olduğunu belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu nazara alınarak takipte fazla talep edilen bir meblağ bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmesi üzerine borçlu vekili kararı temyiz etmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’un, 3678 sayılı Yasa ile Değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
İcra takibinin dayanağı ilamda 16.321,45 EURO alacağın tahsil tarihindeki TL karşılığının 08/11/1999 tarihinden itibaren 1 yıllık vadeli döviz hesabına uygulanan yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Buna rağmen alacaklı vekili 27.05.2011 tarihinde yaptığı icra takibinde takip tarihi itibariyle EURO alacağını TL’ye çevirerek 36.992,56 TL asıl alacak ve yine bu takip tarihine kadar EURO alacağı faizi olarak 31.174,59 TL işlemiş faiz istemiştir. İcra Mahkemesi’nce hükme esas alınan raporda; yabancı para alacağına 05.11.2013 tahsil tarihine kadar faiz hesaplandığı görülmektedir. Alacaklının takip talebindeki talebi ile bağlı kalınarak, EURO alacağının faizinin takip tarihi 27.05.2011’e kadar hesaplanarak bulunacak miktarın şikayetin haklılığı yönünden değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece, takip tarihi esas alınarak hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, talebe uygun olmayan rapor sonucuna göre hüküm oluşturulması doğru değildir.

SONUÇ: Borçlu vekilin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenle İİK’nun 366/3.maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.