YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23698
KARAR NO : 2014/10903
KARAR TARİHİ : 28.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyize konu olmayan sanık …’ın yokluğunda verilen kararın Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği 16.01.2012 tarihinden önce 19.01.2011 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa’nın 3. maddesi ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Yine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Tebliğ İmkânsızlığı ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yer almaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 6099 sayılı Yasanın 9. maddesi ile değişik 35. maddesinin 2. fıkrasında ise; “adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, temyize konu olmayan sanık …’ın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanık … sorgusu sırasında bildirmesi nedeniyle bilinen son adresi olan adresine tebliğe çıkartıldığı, ancak adres bırakmadan ayrıldığına dair şerh verilerek iade edilmesi üzerine, sanık … adres kayıt sistemindeki adresi tespit edilerek, Tebligat Kanunu’nun 23/8. maddesi uyarınca buna ilişkin kaydın tebligat evrakı üzerine yazılmasından sonra, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Tebliğ İmkânsızlığı ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında belirtildiği şekilde; “tebliğ memurunca tebliğ olunacak evrakın, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edilerek ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmak suretiyle tebliği gerekirken, Tebligat Kanunun 35. maddesine göre kapıya yapıştırılmak suretiyle sanığın sorgusunda bildirdiği adresinde yapılan gerekçeli karar tebliği geçersiz olduğundan, sanık … adres kayıt sistemindeki adresine gerekçeli kararın tebliğ edilerek tebellüğ belgesinin ve vermesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten sonra dairemize gönderilmesinin sağlanması amacıyla dosyanın mahalline iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 28/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.